Buradasınız : Makaleler Hedefe Ulaşmanın Yolları

Hedefe Ulaşmanın Yolları

Hedefe ulaşmanın yolları?

 İnsan yaradılış gereği, bazı davranış edinilmesi daha kolay olurken, bazı davranışlarının edinilmesi zordur.

İnsanın doğası gereği toplum içinde yaşaması içinde yaşadığı toplumlumdan kendine eş seçmesi yine içinde yaşadığı toplumda hayatını devam ettirmesi   gerekmekte.Bu yaşamı süresince değişik amaçlara ulaşmak üzere faaliyetlerde bulunur.Ancak kimimiz önümüze çıkan küçük bir engelde hemen amacımızdan vazgeçeriz.Kendimizi kandırmak için türlü bahaneler ortaya atarız.
 
Ama hiç düşündünüz mü?
Neden hedeflerimizden bu kadar kolay vazgeçiyoruz?
 
Aslında bizi vazgeçiren önümüze çıkan engeller değildir. Vazgeçmemizin nedeni ile amaçlarımıza ulaşma isteğimizi ortaya çıkaran, aynı duygulardır. Başarısızlık, kaybetme, dışlanma statüko kaybetme ve eleştirilme korkusu ya da herhangi bir şeyden duyduğumuz korku eylemsizlik durumunu veya geri çekilme içine kapanma ve sonunda “asosyalleşme” gerçekleşir.

Ruhsal dünyamızda farkına varmadığımız birçok aşamadan haberdar olmadan yaşamımızı sürdürürüz. Bilinçaltımızda kendimize bile açıklayamayacağımız korkularla yüzleşmek zorunda kalabiliriz. Geçmişte yaşadığımız olumsuz yaşantılar yüzleşmek istemediğimiz korkuları da birlikte getirir. Farkında olmadan ruhsal dünyamızda birçok iz alarak yola devam ederiz. Herkesin yetiştirilme tarzı ve yaşam standartları farklıdır. Bazılarımız hayat gemisinde hoş olmayan deneyimler kazanırken bazılarımız ise hayatın güzel yanlarından  faydalanma fırsatını yakalamıştır.
 
Şurası kesindir ki, sorunları çözmek için geçmişteki olumsuz deneyimlerimizi düşünerek korkularımızı büyütmenin bir anlamı olmayacaktır. Geçmiş deneyimlerimiz olumlu veya olumsuz bize yol gösterici olmalı ayak bağı değil. Hayatımızdan çıkarmamız gereken geçmiş dünde kaldı yaşandı ve bitti. Bugün şu an ve geleceğimiz önümüzde hedeflerimizi gerçekleştirmemiz için bizi bekliyor.

Örneğin madde bağımlıları bu maddeden vazgeçtiklerinde boşlukta kalacaklarından korkmaktadırlar. Ve buna kendilerini inandırmışlardır.Bu ve benzeri durumlarda insanın dışarıdan bir kişinin yardımına ihtiyacı vardır.Korkularının endişelerinin , kaygılarının nedenlerini ve çözüm yollarını gösterecek ona kılavuzluk yapacak birinin yardımına.

Ancak bizler en azında madde bağımlısı olmayanlar, düşünebilen, karar verebilen ve kararlarını uygulayabilecek durumda olanlarımız için şu diyebiliriz “Mazeretlerin saklanmaktan vazgeçmeliyiz ve yolumuza devam etmeliyiz.”
 
Konfüçyus’un dediği gibi;
Bir insanın akıllı olması için üç yol vardır.
Birincisi “Yapacağı şey üzerine düşünmektir” ki, bu en asil yoldur.
İkincisi “Önceden yapılmış iyi bir şeyi taklit etmektir” bu en kolay yoldur.
Üçüncüsüne gelince bu en acı yoldur,deneyerek uğraşarak bulunan yoldur.
 
Yolları seçme özgürlüğü bizim elimizdedir.Bizim için gerekli olan neyi,neden niçin istiyoruz buna karar verip ve kararımızı uygulamak.
“60 yaşlarında,hayatının büyük bir kısmını çok sayıda psikolojik ve tıbbi sorunlarla boğuşarak geçirmiş olan bir kişinin başarması güç görünen deneyimini paylaşmak istiyorum.

30 yaşındayken kalp ve akciğer sorunlarından dolayı nedeyse sakat bir insan konumuna gelmişti birçok şiddetli korkusu vardı.Kendisini zorlamaması ve mümkün olduğunca az yorulması tavsiye edilmişti .Yıllarca buna uyarak hayatına devam etmiş,ancak sağlığında hiçbir gelişme olmamıştı.Bir gün kısıtlı kalan zamanında bir şeyler yapmaya karar verdi. O anda yükseklik korkusunu bir dağa tırmanarak yenebileceğini düşündü.Kısa zamanda çevresine planlarından söz etmeye başladı.Tabi herkesin verebileceği doğal tepki aynıydı.Kimse inanmıyordu.Ancak o aksini ispatlamak her gün birkaç kilometre yürümeye başladı. Gerekli kondisyonu sağlamak için planlı ve disiplinli çalıştı.Daha sonra gerçekten bütün olumsuzluklara rağmen dağa tırmanarak hem korkusunu hem de çevresindeki ön yargıyı yenebileceğini ispatladı.”
 
Eğer gerçek hedefinize ulaşmak istiyorsanız önce gerçekten inanmalısınız inancınız güçlü olursa hedeflerinize ulaşmak o kadar da zor olmayacaktır.Bizi en zor sandığımız zorluklar bile yıldıramayacaktır.
 
Potansiyellerimizin ortaya çıkarmak ve yeteneklerimiz farkında olabilmek için disiplinli olarak çalışarak özgüvenimizi sergilemekle işe başlayabiliriz.
Edison,dahiliğin yüzde 10 nun gelen ilhamdan,yüzde 90 nın ise dökülen terlerden ve deneyimlerden olduğunu söylemiştir.
 
Tüm yukarıda söylediklerimiz insanın tek başına karar verip yapabileceği gibi bir başkasının desteğine de ihtiyaç duyabileceği durumlarda tabi ki vardır.İşte bu noktada profesyonel yardım duyulduğunda psikologlar bizler için hazırdır.
 
            “HAYAT DEDİĞİN ÜÇ GÜNDÜR. DÜN , BUGÜN VE YARIN”
            DÜN ACISYLA  TATLISIYLA GELDİ  GEÇTİ
            YARIN BİR MEÇHUL
            GÜN BUGÜNDÜR OHALDE
            NE DÜNDE KALIP HAYTTAN KOPMA
            NE YARIN NE OLACAK DİYE KENDİ KENDİNİ YEME.
            HER SABAHA YENİ BİR HAYAT GİBİ BAŞLA!!!


Hülya TAŞKIRAN