Buradasınız : Makaleler Psikolojinin Tarihi

Psikolojinin Tarihi

 

Psikolojinin bir bilim alanı olarak bilim dünyasında yer alması Avrupalı araştırmacıların bu alandaki önemli adımlarıyla gerçekleşmiştir. Bu durum günümüzden ancak birkaç yüzyıl önce oluşmaya başlamıştır. Psikoloji laboratuarlarının kurulması ve çeşitli araştırmaların yazılı kaynaklara geçirilmesiyle giderek hız kazanmıştır.

Bütün bunlara rağmen insan duygu ve düşüncesi yani insan psikolojisi tabii olarak insanlık tarihi ile başlar. Bu aşamada kişinin kendi ruh dünyası, toplum içinde, topluma karşı hisleri davranışları hatta tarihte yer almış bütün devletlerin birbirleri ile olan siyasi, ekonomik, kültürel ilişkileri psikoloji çatısı altında yer almaktadır.

Geçmişe bakıp bu durumun tarih sahnesinde çeşitli örneklerini rahatça görebiliriz ;
İstanbul’un fethi sırasında Osmanlı ordusunun Bizans surlarına hücum etmesinden bir gece önce Anadolu yakasındaki yüksek tepelerde Osmanlı askerleri hücum hazırlıkları yaparken sabaha kadar meşaleler yakmışlardır. Kale burçlarında bekleyen Bizanslı gözcüler ise gördükleri manzara karşısında dehşete düşüp karşıda bulunan dağların, tepelerin yandığını büyük bir felaketin üzerlerine doğru gelmekte olduğunu düşünmüşlerdir. Bu korku çok kısa bir süre içinde bütün şehre yayılmıştır. Ne halkın ne askerin şehri bu felaket karşısında koruyabilecek gücü kalmıştır. İşte bu örnek bize göstermektedir ki psikoloji; kişiye topluma ve siyasi oluşumlara derin bir şekilde etki edebilmektedir.
 
Her ne kadar Avrupa’daki araştırmalar sonucu psikolojinin bilim dalı olarak kabul görmesi 19. yy. da meydana gelmiş olsa da , bu alana verilen önem çok daha eski tarihlere dayanmaktadır. Özellikle Anadolu'da bunun birçok örneği mevcuttur. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde psikoloji üzerine yapılan çalışmalar ve akıl hastalarının tedavileri için açılmış olan bimarhaneler (tımarhaneler) konuya açıklık getirmektedir.

Bunların yanında 15. yy.da Avrupa’da akıl hastalarının diğer insanlar tarafından dışlandığı bilinmektedir. Bazı papazlar bu akıl hastalarının bedenlerine sözde şeytan girdiğini ve cezalandırılmaları için işkence görmeleri gerektiğini savunmuşlardır. Yine aynı yıllarda İspanya’da, İsviçre’de yüzlerce insan kazıklara geçirilip yakılmıştır. Bununla birlikte 15. yy.ın ortalarında Osmanlı Devleti’nde akıl hastaları İkinci Beyazıt tarafından Edirne' de yaptırılan akıl hastanesinde müzik, su sesi, güzel kokularla tedavi edilmişlerdir. Söz konusu hastane günümüzde müze olarak sergilenmektedir.

Vermiş olduğumuz küçük örneklerde de görüleceği üzere,  psikoloji asıl olarak insanın yeryüzünde hayat sürmeye başlamasıyla birlikte teşekkül etmiş olup üzerinde yapılan araştırmalarla bilim dünyasında yerini bulmuştur.
 
Cihan Melih Bozdemir