NASIL KATILACAKSINIZ?

1 Hemen başvurunuzu yapın!
2 Eğitime katılın, başarılı olun!
3 Belgeniz adresinize gelsin.

Her tür soru, görüş ve önerileriniz için E-Destek talebinizi tarafımıza iletebilirsiniz. Teşekkürler!

MESAİ SAATLERİ;

Pts-Cu: 09:00 - 18:30
Cts: 09:00 - 16:00
Pazar günü sadece E-Destek!

Çocukta Dil Gelişimi

Yazar: Psikolog / Pazartesi, 01 Ağustos 2016 / Published in international, Makale

Zekayla ilgili çalışmalardaki bilgi işlem yaklaşımı, problem çözme becerisinin gelişimindeki çalışmalar için temel benzetme olarak bilgisayara başvurmaktadır. Bu yaklaşım, bazı temel sorulara cevap vermektedir.
• Bir problem oluşturma ve çocuğun bir çözüm üretmesine aracılık eden modellerinaşama sıraları ve süreçleri belirli alanlar için geliştirilebilir mi?
• Hafıza problemlerinin çözümünde ne tür stratejiler kullanılmıştır?
• Problem çözümünde şemaların ve senaryoların rolü nedir?
• Hangi şartlar bilişsel değişimi destekler?

İlk soruya cevap olarak, girdi ve çıktı arasındaki geçişi sağlayan sayısız süreç modeli geliştirilmiştir. Bu modellere en iyi örnek Kail ve Bisanz tarafından 1992 yılında verilmiştir. Yaşa bakışmaksızın, çocukların bilgi işlem kapasitesi sınırlıdır. Gençlerde ve yetişkinlerde bu limit 7 bits bununla birlikte büyük çocuklar küçük çocuklardan daha iyi hatırlarlar. Bunun sebebi muhtemelen büyük çocukların anımsamada küçük çocuklardan daha etkili kontrol stratejisi kullanmalarıdır. Detaylandırma, gruplandırma ve tekrarlama olmak üzere üç yaygın strateji vardır ve bunlar rastgele kullanılmazlar. Bundan ziyade, gençlerin, çocukların hatırlamak istediği materyalin yeniden çağırılmasında, hatırlanmasında ve tekrardan kurgulanması üzerindeki bu stratejilerin etkisi hakkındaki bilgileri tarafından haberdar edilirler. Bellekle ilgili bu bilgi Metamemory olarak adlandırılır. Örneğin; Bir alışveriş listesinde 5’ten fazla malzeme varsa, bazı insanlar, listeyi hatırlamalarına yardımcı olsun diye bilinçli olarak istifleme (chunking) yoluna başvuracaktır. Ayrıca otomasyon ve strateji yapılanması, bilişsel değişimin oluştuğu iki ana süreçtir. Yeni bir beceri edinmenin ilk zamanlarında bilgi işlem kapasitesi, yeteneğin her bir birleşen ile olan dikkati ile meşguldür. Çocuklar bir konuyla ilgili az bilgiye sahip olduklarında, anıyı hatırlamaya yönelirler. Bununla birlikte yeniden kurgulayıcı bellek hatırlamada başka bir alternatiftir. Çocuklar, senaryo ve şema olarak kodlanan temel bilgiyi hatırladıkları maddeleri yenilerler. Bilgi tabanı senaryo ve şemayı içerir, şemalar aile tecrübelerinin geleneksel yapısını temsil eder. Örneğin; mobilyanın yemek odasında hazırlanma şekli gibi. Farklı olarak senaryonun olayların geleneksel sırasını temsil etmesi gibi. Örneğin; rutin olarak yapılan bir fincan çay gibi. Anlaşıldığı üzere Şemalar ve senaryolar yeni madde öğrenimine yardımcıdır. Ayrıca bilgi işlem yaklaşımı yaşa bağlı değişen kısa süreli bellek kullanımını kanıtlar. Bununla birlikte, performans herhangi bir problem çözme görevi ve problemin meydana geldiği kaynağın içeriğine aşina olma konusunda oldukça fazla etkilenir. Örneğin; işportacılığa aşina olan bir çocuğun karışık matematik problemlerini sınıf ortamının aksine satış yaparken daha iyi hesaplaması gibi. Otobiyografik anılar, kimliğin sergilendiği metinlerin özel bir derlemesinin oluşturulmasıdır. Otobiyografik prova edilmiş ve yeniden kazanılmış kişisel anıların ebeveyn ile yapılan muhabbetler aracılığıyla oluşmasıdır. Bebeklik amnezisi, çocuğun ilk iki yılına dair bilgi işlem perspektifine ait yeterli konuşmaların ya da muhabbetlerin olmamasından kaynaklanan bir durumdur. Vygotsky ve Düşünsel Gelişimin Sosyal Bağlamı Zekanın çalışıldığı üç ana gelenekler, problem çözme kabiliyetleri ve becerilerinin gelişimi ağırlıklı olarak bireyci bir yaklaşıma dayanmaktadır. Vygotsky esasen sosyal koşullarda zekanın gelişimini kavramsallaştırmada eşsiz biridir. O, bireysel problem çözme becerilerinin benzer seviyelerini gösteren yanlız başına çalıştırılan çocukların bir akranı veya yetişkin tarafından çalıştırıldığında sıklıkla belirgin bireysel farklılıklar gösterdiklerini gözlemlemiştir. Bu yardımlı ve yardımsız performanslardaki farkı Vygotsky proksimal gelişim alanı olarak adlandırmıştır. Bu proksimal gelişim alanında, ebevyn, öğretmen ve akranın çocuğun aktüel beceri seviyesini hesaba katmak için girdi seviyelerini ayarlarlarsa, uygun bir öğrenme gerçekleşebilir. Vygotsky’in ‘scaffolding’ diye adlandırdığı bu öğretme metodu ile, öğretmen öğrencinin ustalık deneyimine sahip olmasını sağlamasına oldukça yardımcı olur. Klinik pratikte, ebeveynlere ve çocuklara yardım etmek proksimal gelişim alanını tanımlar ve scaffolding’i kullanmak, ebeveynlere çocuklarının öğrenme zorlukları ve sosyal adaptasyon güçlükleriyle baş etmelerine izin vermede faydalı olabilir.

Dil Gelişimi

Düşünsel yetersizlikleri olan bireylerin 2 ve 4 yaşına basar basmaz özellikle iyi-gelişmiş dil becerileri gösterebildiklerinin gözlemlenmesi, bu yaş seviyesinin dışında dil gelişiminin zeka gelişimine tamamen bağlı olmadığı görüşüne yol açabilir. Bu sebepten ötürü, gelişim en iyi bilişsel gelişimden ayrı olarak değerlendirilir. Fakat, Piaget geleneğini takip eden bilişsel gelişimciler dilsel ve bilişsel gelişimin birbirini etkilediği yolları işaret etmeye devam etmişlerdir. Örneğin; ‘hiç kalmamış’ cümlesi çocuğun nesne kalıcılığı kavramını geliştirmiş olmasına bağlıdır. Bunların varsayımları ve dil gelişiminin aşamaları birçok uzun vadeli çalışmalarda iyi belgelenmiştir. Uteroda cenin annesinin sesini tanıyabilir ve doğumda çocuklar insan seslerini diğer seslerden ayırt edebilir. Bebeleme 3-4 ayda başlar ve 7 ayda hem sosyal etkileşim hem de kendi kendine eğlenme başlar. 6 ayda bebeleme duyusal girdiden etkilenir. Bunun kanıtı ise bu yaştaki kör çocukların kademeli ve durarak bebeleme yapmalarıdır. Dil sorunu olan çocuklar ilk yılın sonunda bebelemeyi niteleyen karakteristik konuşma benzeri ses dalgalanmalarını sergilemezler ve normal çocuklar gibi kavrayış ve iletişimsel işaretleri sergilemezler. Tek sözcüklerin kullanımı 12 ile 18 ay arasında başlar. 2 yılda, çoğu çocuk 200 kelime bilir ve üçüncü yaş günlerinden önce çocukların büyük kısmı -mış ve –yor gibi çekimlemeler ve iki sözcüklü cümleler kurabilirler. 3 ile 5 yaşlarda, kavramları göstermek için kullanılan sözcüklerde kelime dağarcığı, gramer ve kesinlik artar. Çocuğun kelime dağarcığı açığının olduğu yeni sözcüklerin türetilmesi ve sözcüklerin anlamlarının anlam daralması( bir kaniş köpeğini köpek olarak çağırmamak gibi) ve aşırı genişletme ( bir atı bir köpek olarak çağırmamak gibi) şeylerin hepsi bu dönem sırasında çok yaygındır. Dilsel kavrayış ve anlatım gelişimindeki gecikme basit ifade edici dil gecikmelerinden ziyade daha zayıf sonuçlarla ilgilidir. Ve daha fazla uzatılanlar geçici ifade edici dil gecikmelerinden ziyade daha zayıf tahminlere sahiptirler. Ayrıca daha büyük psikososyal ve skolastik güçlükler ile ilgilidirler. Gelişimsel dil gecikmeleri 8.bölümde tartışılacaktır. Psikolinguistik teorisyenler Chomsky’nin orijinal dil edinim düzeneğinde ileri sürülenden daha karmaşık olmalarına rağmen, çabalarını bu mekanizmaların özelliklerini açıklamaya yoğunlaştırmışlardır. Fakat, çocukluk boyunca zor çevre mahrumiyeti normal bir çevrede ki çocuğun aksine dil gelişimini önleyebilir ve bu çevrenin dil üzerindeki etkisini de gösterir.

• Yetişkin konuşmasından daha kolaydır.
• Yetişkin konuşmasında kullanılanlardan daha kısa cümleler
• Yetişkin konuşmasından daha somuttur
• Çocuğun söylediği tekrarı içerir
• Yetişkin Çocuğun söylediklerini detaylandırır
• Yetişkinin sesi daha yüksek frekansta tekrarlanır
• Yetişkinin ezgi düzeni daha kolaydır

Dil gelişimindeki ebeveyn-çocuk etkileşiminin üçüncü bir önemli yönü sözel iletişimin oluştuğu bir dize yapısallaşmış sosyal etkileşimler veya formatların edinimidir. Bunlar; kitaplara bakmak, nesneleri adlandırmak, sözcüklerle oynamak ve aksiyon oyunu ve kafiyelerini içerir. Basitleştirme, tekrar ve hataların düzeltilmesi bu formatlı etkileşimler içinde ebeveynlerin davranışlarını niteler. Birlikte ele alındığında, bu formatlar dil destek sistemini içerir. Dil, çocuklar tarafından sosyal dünyalarında diğerlerini etkilemek istenilebilen hem kendi davranışlarını kontrol etmek hem de söz eylemiyle uğraşmak için kullanılır. Vygotsky, kendi kendine konuşma, iç ses ve sosyal konuşmayı ayırmıştır. Kendi kendine konuşma çocuğun kendi davranışını kontrol etmesi için kullanılır ama yüksek sesle konuşulur. Örneğin; top oynarken ‘aşağı-yukarı aşağı yukarı’ demek gibi. Çocuğun kendi davranışlarını kontrol etmesi ve yönetmesi için kullanılır ve 7 yaşından sonra ortaya çıkar. Çocukların akademik ve sosyal becerilerini geliştirmeleri için iç ses kullanımında eğitildiği bir yöntem olan öz eğitim, hiperaktivite ile dikkat eksikliği rahatsızlığı tedavisinde çağdaş bilişsel davranış terapistleri tarafından yaygın bir şekilde kullanılır. Bu 11.bölümde tamamen tartışılacaktır. Sosyal konuşma diğerleriyle etkileşimi kontrol etmek için kullanılır ve 3 yılda ortaya çıkar. Sosyal konuşma babaya şişenin karşılığına cevap olarak ‘baba bobo’ gibi söz eylemlerinden oluşturulur.

Sayfa Başı