NASIL KATILACAKSINIZ?

1 Hemen başvurunuzu yapın!
2 Eğitime katılın, başarılı olun!
3 Belgeniz adresinize gelsin.

Her tür soru, görüş ve önerileriniz için E-Destek talebinizi tarafımıza iletebilirsiniz. Teşekkürler!

MESAİ SAATLERİ;

Pts-Cu: 09:00 - 18:30
Cts: 09:00 - 16:00
Pazar günü sadece E-Destek!

Çocukta Fiziksel Gelişim

Yazar: Psikolog / Pazartesi, 01 Ağustos 2016 / Published in international, Makale

Fiziksel gelişim hakkındaki araştırmanın değerlendirmeleri çocuğun gelişiminin olduğu aşağıdaki resmi tanımlar. Doğumda, çocuklar iyi, kötü ve tatlı kokuları, ekşi ve tuz tatlarını ayırt edebilirler. Doğumdan önce bile, bebekler dokunsal dürtüye cevap verebilir ve annelerinin seslerini tanıyabilirler. Bir sesi belirleme yeteneği de doğumda olur. Yaşamın ilk haftalarında çocuklar azcık ötelerindeki objelere yoğunlaşabilirler ve karanlık-aydınlık farkına özel bir ilgi gösterebilirler. Üçüncü aydan sonra nispeten iyi gelişmiş yandan görme ve derinlik algısına erişirler ve yüzlere büyük ilgi gösterirler. Görüş keskinliği genellikle 12.ayda tamamen gelişir. Duyusal dürtü sinir sisteminin gelişimi için önemlidir ve yetersiz dürtü normal nörolojik ve duyusal gelişimi engelleyebilir. Örneğin; şaşı doğan bir çocuk düzeltilmezse binoküler görme yetisini geliştiremeyebilir. Motor gelişimi değerlendirildiğinde lokomosyon ve duruş gelişimi bir taraftan kavrayış ve diğer taraftan da el becerileri arasında genellikle bir ayırım yapılabilir. Ayrıca daha önceden tartışılan duyusal kabiliyetler kolaylık için buraya eklenmiştir. Motor gelişimi yetenekleri merkezden dışa(gövdeden eller ve ayaklara) ve sefalokaudal (baştan aşağı) gelişmelerini takip eder. Bu yüzden çocuklar ilk olarak bacaklarından önce başlarını parmaklarından önce kollarını kontrol etmeyi öğrenirler.

Bebeklikten sonra motor gelişimi arttırılmış lokomosyon koordinasyonu ve el becerilerini gerektirir. Çocuklarda spor için gerekli olanlarda dahil etkili motor gelişimi yetenekleri çocuğa ustalık duygusu verir, öz etkinlik ve öz saygıyı ortaya çıkarır. Motor becerilerin geliştirilmesindeki başarısızlık çocuğa dezavantaj kazandırır ve adaptasyon güçlüklerine yol açabilir. Vücudun farklı parçaları sefalokaudal gelişimi takip eden farklı oranlarda gelişir. Baş ve beyin erken gelişir fakat kol ve bacaklar daha geç gelişir. Doğumdan ergenliğin başlangıcına kadar büyüme oranı yavaşlar. Ergenlik ile birlikte, ergenliğinde sonunda biten gelişim parlaması olur. Ergenliğe kadar, kızlar ve erkekler için büyüme oranı benzerdir. Ergenliğin başlangıcında kızlar erkeklerden bir ya da iki yıl daha erken gelişim parlamasına girerler. Erkeklerde boy, kas kütlesi ve omuz genişliği ergenlik gelişim parlaması esnasında ana gelişim bölgeleridir. Kızlar erkeklerden daha fazla genel yağ ve kalça genişliği toplarlar. Ergenlikte gençler ilk cinsel özelliklerini ( kadınlarda adet ve erkeklerde boşalma kapasitesi) ve ikincil cinsel özelliklerini( ek kıl, göğüsler ve ses değişimleri) geliştirirler. Genelde kızlar ve erkekler için ilk cinsel özelliklerin görünmesinin ortalama yaşı sırasıyla 12 ile 14 tür.

Ergenlik etkisi konusundaki literatür değerlendirmesinde, Alsaker aşağıdaki sonuçları hazırlamıştır. Ergenlikteki hormonal değişiklikler erkek egemenliği ve saldırganlığına da katkıda bulunan yükselmiş testosteron seviyeli bazı kızlar ve erkekleri etkilemektedir. Kızlarda yüksek östrojen seviyeleri pozitif ruh hali ve artmış aktivite ile ilişkilendirilirken, daha düşük seviyeler daha kötü ruh hali ile ilişkilendirilir. Boy ve kilo başta olmak üzere, ergenlikte fiziksel değişiklikler beden imajını ve memnuniyetini etkiler. Uzun boylu erkekler ve ince kızlar beden imajından memnun iken, kısa erkekler ve kilolu kızlar beden imajlarından tatmin olmama eğilimindedirler. Bu ilişki boy ve kilodaki ortak değişiklikler tarafından aracı edilse bile, ergenliğin başlama zamanı da beden imajındaki memnuniyeti etkilemektedir.. Motor ve duyusal yeteneklerin gelişimi. Erken olgunlaşan kızlar olgunlaşma ağırlık kazanma ile ilgili olduğu için vücutlarından memnun değillerken, geç olgunlaşan kızlar vücutlarından memnundur ve daha çekici hissederler ve erken olgunlaşan ergenler toplumun %10-20 sini oluşturur. Erken olgunlaşan kızlar daha büyük sapkın akranlarının çevreye dahil olmalarından dolayı geç olgunlaşan kızlardan daha fazla davranış problemleri geliştirirler. Uzun dönemde, bu davranış problemleri azalır. Fakat, kızlar için erken olgunlaşma daha geç olgunlaşan akranlarından daha az eğitim avantajına sahip olma şeklinde bir miras bırakır. Erken olgunlaşan kızlar ayrıca erkek akranlarından daha fazla heteroseksüel davranışlar sergilerler ama erken olgunlaşan erkekler bu artmış seksüel davranışı gösteremezler. Vücut şeklindeki ufak kaygı ergenler arasında yaygındır. Klinik çalışmada, anoreksiya nervoza ve bulimia vücut şeklinden tatminsizlik ile ilgili iki yaygın rahatsızlıktır. Ergenler arasındaki bu iki yeme bozukluğunun yaygınlığı %3 ile %4 arasındadır. Genetik fiziksel gelişimde büyük role sahipken, çevresel faktörler de önemli katkıya sahiptir. Özellikle, beslenme, hastalık, travma ve(doğrudan) sosyoekonomik statü fiziksel gelişime katkıda bulunurlar. Yüzyıl önce, ergenliğin başlangıcı için ortalama yıl günümüzdekinden 5 yıl daha geçti.

Bu uzun vadeli değişim muhtemelen beslenme, sağlık hizmetleri ve yaşam koşullarında ki değişimi yansıtır. Yoğun egzersiz ve diyet kızlarda ergenliğin başlamasını geciktirir ve bu aktiviteler bazı yeme bozukluğuna sahip kız bireylerin artmasına neden olur. Ergenlerde meydana gelen hızlı kas ve iskelet gelişimi ve yüksek enerji tüketimi nedeniyle protein ve mineral bakımından zengin diyetler daha uygundur.

Sayfa Başı