NASIL KATILACAKSINIZ?

1 Hemen başvurunuzu yapın!
2 Eğitime katılın, başarılı olun!
3 Belgeniz adresinize gelsin.

Her tür soru, görüş ve önerileriniz için E-Destek talebinizi tarafımıza iletebilirsiniz. Teşekkürler!

MESAİ SAATLERİ;

Pts-Cu: 09:00 - 18:30
Cts: 09:00 - 16:00
Pazar günü sadece E-Destek!

Hayat Boyu Ruhsal Durum Bozuklukları

Yazar: Psikolog / Pazartesi, 18 Temmuz 2016 / Published in international

En çok rapor edilen ruhsal durum bozukluğu olan ‘depresyon’ duygusal acıların soğuk algınlığı olarak bilinir. Üzüntü, insanoğlunun kayıp, başarısızlık, reddedilme ya da hayal kırıklığı gibi durumlarda verdiği doğal bir tepkidir. Yakın birinin kaybetme gibi durumlarda bu üzüntü çok şiddetli olabilir. Yine de üzüntü, geleceğimiz ve kendimizle ilgili negatif düşüncelerle karıştırılmadığı müddetçe depresyona dönüşmez.Depresyona girmiş insanlar, kendilerini sevmezler, hayatlarında kötü giden şeyler için kendilerini suçlarlar ve daha iyi bir gelecek hayal etmede sorun yaşarlar.

Depresyonun semptomları arasında iştahsızlık, uyku düzeninin bozulması ve enerji düzeyinin azalması gibi fiziksel olanları da vardır. Depresyon genelde biten bir ilişki, iş veya okulda başarısızlık gibi bir hayli stresli hayat koşulları sonrasında oluşur.

Depresyonu tetikleyen en önemli faktörlerden biri de yoksulluktur. Yoksul ailelerde yaşayan çocukların depresyon semptomlarına zemin hazırlayan diğer durumlarla karşılaşması diğerlerine göre daha muhtemeldir. Örneğin, yoksulluk içinde yaşayan çocuklar, sosyal problemleri olan mahallelerde yaşarlar, okul sonrası aktivitelere katılamazlar, yoksulluk yüzünden depresif ve çocuklarını disipline sokmak için fiziksel cezalardan kaçınmayacak bir anneye sahip olmaları daha olasıdır. Yetişkinler arasında ise depresyon, evli olmama ve güvenliği düşük çevrelerde yaşama gibi etkenlere bağlıdır.

Depresyonla ilgili en kafa karıştıran gerçeklerden biri, kadınların depresyona girme olasılıklarının erkeklere göre iki kat daha fazla olmasıdır. Hayat boyu depresyona girme olasılığı kadınlar için %25 iken erkeklerde bu oran yüzde % 7 ile 12’ye kadar düştüğü görülür. Oranlar yalnızca 10 yaşından önce ve 80 yaşından sonra birbiriyle aynıdır. Buna göre hayat boyu kadınlar erkeklere göre duygusal konularda daha hassastır. Bu bölümde, kadınların hayatında depresyona neden olan hassasiyetleri anlamaya çalışacağız.

Biyolojik Açıklamalar; Hormonlar ve Genler
Cinsiyetler arasındaki boşluğun ilk olarak ergenlikte görülmesi gerçeği birçok araştırmacıyı hormon kökenlerini araştırmaya yönlendirmiştir. Son yapılan araştırmalar cinsiyet farklılıklarının ergenlikte ortaya çıktığını göstermiştir.

Kızların ergenlikte depresyona girme oranları büyük artış gösterirken, erkeklerinki düşüşe geçer. Ama kızların ergenlikte depresyona girme oranlarının artması bu artışa hormonların neden olduğu anlamına gelmez. Araştırmacılar uzun süredir kadınların depresyonuna ergenlik, menopoz, çocuk doğurma gibi hormonal olayların neden olduğunu iddia etseler de bunlara neden olan herhangi bir hormona rastlanmamıştır. Menopoz olan kadınların depresyona gireceklerine dair herhangi bir kanıt yoktur.

Sayfa Başı